13 Kasım 2009 Cuma

02:49

gene aynı his.....
duvarlarımı sarsan sözler var içimde
nefes almak zorlaşıyor.
her yerde ayrı bir işaret var
yol gösteren, yanlış yola saptıran
iradem zayıflıyor



iradem zayıfladıkça

bütün bunlardan
daha
çok
nefret ediyorum!


belki bi işe yarar diye bir sigara yakıyorum.
kimsenin bilmediği o en derine sakladığım sapkın ruhun tasmasını gevşetiyorum


...uyuşturucu...

...jilet...
...duvar...
...hakim...
...yargı...
...ceza...

...kefaret...
...ödül...

...sonsuzluk...


...hiçlik.

20 Ekim 2009 Salı

in girum imus nocte et consumimur igni

son
ölmüştüm ben artık
bileğimden akıyordu kanım
ince bir kesik attım
karşımda bana bakıyordu
buz gibi bıçak
derin bir nefes çektim
sona yaklaştığımı farketmiştim
son bir sigara yaktım
nasıl olsa herşeyin ardından bir sigara yakılır
bitti

19 Ekim 2009 Pazartesi

meraklısı için bir adamın ocak sonu veda mektubu

Geçen gün kendimce büyük bir karar verdim. Belki anlamayacaksın neden böyle bir karar verdiğimi. Haklı olabilirsin de... Bu kararı ben sana, sende bana bakarken verdim ama sen hiç farketmedin. Her zaman ki gibi sana boş boş baktığımı düşündün. Yazık...
Gidiyorum ben... Geri gelmeyi düşünmüyorum da. Yoruldum. Sana olan sevgimi bilmesen de ben ne olacağını biliyorum. Hep bildim. Yoruldum artık görebildiğim bir geleceğe kör bir adam gibi koşmaktan.
Gidiyorum ben... Geri gelmeyi düşünmüyorum da. Huzur bulduğum bu fırtınalı limandan çekiyorum gemimi ve okyanusun ortasıda yalnız, sakin bir yolculuğa çıkıyorum. Giderken gözümde yaşlarla, dudağımda gülümsemeyle gideceğim. Biliyorum ki kapatacak yağmur göz yaşlarımı ve sen anlamayacaksın gene ne olduğunu, o limana yanaşan başka bir gemiyle uğraşırken.

birçok şeye ağıt

işte dileklerimiz oldu
tek çatı altındayız artık
hep hayalini kurduğumuz
mükemmel medeniyet
üzülme, bak, yine birlikteyiz
bak herkes burada işte
bütün uğraşlarımız sonuç verdi
sorunsuz bir dünya
bazı şeyler kaybettik ama
herşeyin bir bedeli vardır
savaşlar olmayacak bak
insanlar ölmeyecek artık
hayalimiz gerçek oldu
tek çatı altındayız işte
hepimiz yanyana.
tek bir kabirde.

Dördüncü papirüs

paçamı sıyırıp yürüdüğüm dikenli yolda.
bir cebimde sevaplarım, diğerinde günahlarım.
bir gözüm kötüyü görmek için açık
diğeri sevene inandığım için kapalı.
bir elim halden sımsıkı
diğeri Hak'tan apaçık.
sırtımdaki yüklükte, nefes
kafamdaki yüklükte, dünya.
ardımda, geriye bakmamı gerektirmeyen bir hayat.
önümde, durmamı gerektirmeyen bir hayat.

Üçüncü papirus...

Biz hep koştuk...
Mecazların peşinden...
Gözümüzü bağladık...
Gidenleri ardından...
Onları yaraladık...
Sevgileri yüzünden...
Kaderi suçladık...
Gözlüklerimizin ardından...
Denemedik çabalamadık...
Korkularımızdan...
Biz hep başardık ...
Kendi yüzümüzden...
Ve biz hep kaybettik...
Kendi yüzümüzden... .

İlk papirus

25550 gün doğumu
ve
25549 gün batımı
boyunca.
593782000 nefes,
2649253950 kalp atışı
ve buna dahilen
sayısız deneyim çizgisi,
sarfedilen
122640000 kelime
ve herşeyin sonunda
ve hepsinin ardında
bize kalan
kör beyaz örtü
birde üzerimizdeki
bu dilsiz toprak.